Bir toplulukta perküsyonun işi, dokuyu doldurmak değil taşımaktır. Deneyimsiz icracının en yaygın hatası fazla çalmaktır.
Birinci ilke alan bırakmaktır. Ezgi çalgısının cümleleri arasındaki boşluklar, perküsyonun girebileceği yerlerdir; cümlenin üstüne çalmak ezgiyi örter.
İkinci ilke ses bölgesidir. Perküsyon, dokudaki diğer çalgıların kapladığı bölgelerden farklı bir yerde durmalıdır; aynı bölgede iki çalgı birbirini bastırır.
Üçüncü ilke sadeliktir. Sabit ve basit bir kalıp, karmaşık bir figürden çoğu zaman daha işlevseldir. Karmaşık figürler, yalnız dokunun buna yer bıraktığı anlarda kullanılır.
Dördüncü ilke biçimi izlemektir. Parçanın bölümleri değiştikçe perküsyonun yoğunluğu da değişir; giriş seyrek, doruk noktası yoğun olur.
Beşinci ilke geçişlerdir. Bölüm değişimlerini bildiren kısa figürler, topluluğun yönünü bulmasını sağlar.
Altıncı ilke ses düzeyidir. Perküsyon kolayca baskın hâle gelir; topluluk içinde alçak sesle çalmak dinlemeyi zorunlu kılar.
Derslerimizde eşlik çalışması topluluk provasında yürütülür.